Kanun yararına bozma, kesinleşmiş mahkeme kararlarında bulunan hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur.
CMK kanun yararına bozma sistemi, bireylerin doğrudan başvurabildiği bir yol olmayıp, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yetkisi kapsamında işletilmektedir.
Bu kapsamda hukuka aykırı olduğu düşünülen kararlar, Bakanlık tarafından incelenerek uygun görülmesi halinde Yargıtay’a gönderilir.
Kanun yararına bozma CMK düzenlemesi, özellikle kesinleşmiş dosyalarda ciddi hak ihlallerinin giderilmesini amaçlar.
Kanun yararına bozma şartları şu şekilde özetlenebilir:
Bu şartlar gerçekleşmeden yapılan başvuruların kabul edilmesi mümkün değildir.
Kanun yararına bozma süresi bakımından kanunda kesin bir süre öngörülmemiştir.
Ancak uygulamada, kararın kesinleşmesinden sonra makul süre içinde başvuru yapılması önemlidir. Aksi halde dosyanın incelenmesi zorlaşabilir.
Bu nedenle başvurunun geciktirilmeden yapılması, hukuki süreç açısından avantaj sağlar.
Kanun yararına bozma dilekçesi, doğrudan mahkemeye değil Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanır.
Dilekçede özellikle;
açık ve somut şekilde belirtilmelidir.
Detaylı bilgi için 👉 kanun yararına bozma dilekçesi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Başvuruda kullanılacak kanun yararına bozma dilekçesi örneği, somut olaya göre hazırlanmalıdır.
Her dosyanın kendine özgü yapısı bulunduğundan, standart dilekçelerin doğrudan kullanılması hatalı sonuçlar doğurabilir.
Hazır örnek incelemek için 👉 kanun yararına bozma dilekçesi örneği sayfamıza göz atabilirsiniz.
Kanun yararına bozma başvurularında kabul kararı verilebilmesi için, kararın açık şekilde hukuka aykırı olması gerekir.
Özellikle;
gibi durumlarda Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurabilmektedir.
Bu süreçte doğru hazırlanmış bir kanun yararına bozma dilekçesi, başvurunun kabul edilme ihtimalini doğrudan etkiler.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU 2023/50 E. ve 2024/78 K.
"İçtihat Metni"
HÜKÜM : Hükümlülük
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.02.2024 tarihli, 2023/50 E. ve 2024/78 K. sayılı “CMK’nın 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de; sanığın belirli sürelerle denetime tabi tutulmasını öngörmesi, adli sicile işlenmese dahi kendisine mahsus bir sisteme kaydedilmesi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi, yine müsadere, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekalet ücretinin sanığa yüklenmesi bakımından hukuki etkilerinin bulunması nedenleriyle bu karar, esasında kesin bir hükmün bir kısım hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Bu bağlamda temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir. ” kararı uyarınca, 01.06.2024 tarihinden önce verilen HAGB kararlarına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının mümkün olduğu, fakat bu tarih itibariyle verilen HAGB kararları istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmelidir.
1 haziran 2024 tarihi öncesi hagb kararlarının istinaf yolu görmemesinden dolayı kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğinden bahsedilmiştir .
11. Ceza Dairesi 2023/5515 E. , 2024/7914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşımasının zorunlu olduğu, ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin herhangi bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olmasının gerekeceği, suça konu çekte keşide yerinin bulunmadığı, yalnızca keşide tarihinin olduğu anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, kişiselleştirme nedenlerinin yeniden değerlendirilmesi bakımından gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2011 tarihli ve 2010/377 Esas, 2011/1011 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Suç vasfında hataya düşüldüğünden kanun yararına bozulması gerektiği belirtilmiştir.
Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için hazırlanan dilekçenin kapsamı ve dikkat edilmesi gereken teknik detaylar.
Uygulamada kullanılan, güncel mevzuata ve Yargıtay kriterlerine uygun taslak dilekçe örneği üzerinden başvuru sürecini somutlaştırın.
Hükmü etkileyecek yeni delillerin ortaya çıkması durumunda, kesinleşmiş kararların tekrar açılmasını sağlayan olağanüstü kanun yolu hakkında kapsamlı rehber.